HAÇOVA

' Haçova, sadece bir köy değildir. Bir kültürdür, bir dayanışmadır, bir kimliktir'

Haberin Özeti

        Haçova köyünün kesin kuruluş tarihi bilinmemekle birlikte, yaklaşık 600–700 yıllık bir geçmişe sahip olduğu söylenir. Ancak Haçova’yı asıl değerli kılan yalnızca bu köklü geçmişi değil; oluşum biçimi ve taşıdığı kültürel zenginliktir.

      Çünkü Haçova, tek bir yerleşim değildir. Altı ayrı mezranın birleşmesiyle oluşmuş büyük bir köydür: Çat (Geler), Faddıl, Ğını, Muse, Alıkan ve Garısan (Darıderesi). Bu mezraların her biri, farklı kök ailelerin —yani “baba” diye anılan kabilelerin— ayrı ayrı zamanlarda buraya yerleşmesiyle oluşmuştur. Hangi sebeplerle geldikleri tam olarak bilinmese de, bilinen çok önemli bir gerçek vardır: Her gelen, kendi kültürünü de beraberinde getirmiştir.

      Zamanla bu kültürler karışmış, kaynaşmış ve ortaya daha zengin, daha anlamlı bir ortak yaşam çıkmıştır. İşte Haçova’nın gücü de tam olarak buradan gelir.

      Haçova’da güçlü bir dayanışma ruhu vardır. Bu köyün insanı, meselelerini dışarıya taşımadan ne kădiye, ne hakime,götürmeden kendi içinde çözmeyi bilir. Kabile büyükleri, akil insanlar ve söz sahibi şahsiyetler bir araya gelir; sorunlar istişareyle, sağduyuyla çözülür.

       Bu yönüyle Haçova, küçük bir yerleşim gibi görünse de aslında kendi kendine yetebilen büyük bir sosyal yapıdır.

       Geçmişte her mezrada bilgin ve akil insanlardan oluşan gruplar belirlenir, köy içinde ya da dışında yaşanabilecek olaylara karşı adeta hazır bir “dayanışma komitesi” oluşturulurdu. Bu yapı, Haçova’nın düzenini ve birliğini koruyan önemli bir güçtü.

       Bugün hâlâ en çok sorulan sorulardan biri şudur:“ Haçova bir aşiret midir, yoksa bir aşirete mi bağlıdır?”

        Büyüklerimizin aktardığına göre, Haçova ne bir aşirettir ne de bir aşirete bağlıdır. Çünkü aşiretler genellikle kan bağına dayalı, hiyerarşik yapıya sahip, ağa veya reis kültürüyle yönetilen topluluklardır.

        Oysa Haçova’da “ağa” yoktur; bilginler, akil insanlar ve ortak akıl vardır. Burada esas olan köy kültürü, dayanışma ve birlikte karar alma geleneğidir.

       Bugün ise Haçovalılar Türkiye’nin dört bir yanına dağılmış durumda. Ancak nerede olurlarsa olsunlar, baba-dede yurtlarına sahip çıkma bilinciyle hareket etmektedirler. Bu amaçla kurulan dernekler ve sivil yapılar, geçmişi yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak adına önemli bir görev üstlenmektedir.

       Elbette bir kültürü yaşatmak kolay değildir; emek ister, sahiplenme ister. Bu noktada katkı sunan, çaba gösteren herkese gönülden teşekkür etmek gerekir.

       Ancak geçmişteki o güçlü dayanışma modelini yeniden düşünmek de önemlidir. Her mahallede, her kabilede oluşturulan akil insan grupları gibi; bugün de daha geniş ve organize bir yapıya ihtiyaç var mı?

      Belki de “40’lar Meclisi”, “Kadim Meclis” ya da kanaat önderlerinden oluşan bir yapı…
Bu, artık köylerimizin takdirine kalmış bir meseledir.

       Ama şu unutulmamalıdır: Haçova, sadece bir köy değildir. Bir kültürdür, bir dayanışmadır, bir kimliktir. Saygılarımla…

Hamit kiraz
4 mayıs 2026.
 

Bakmadan Geçme

Malatya Derin Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
WhatsApp İhbar Hattı
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!