Nerede O Eski Bayramlar…

İnsanlar belki fakirdi ama mutluydu. Aslında özlediğimiz sadece o bayramlar değil, o günlerin içtenliği, o saf mutluluğuydu.

Hamit Kiraz’ın Kaleminden…

         “Nerede o eski bayramlar…” diye başlayan cümleler aslında sadece bir özlemin değil, kaybolan bir gerçeğin ifadesi…

      Çocuktuk…

     Bayramlara gün sayardık.

         Eğer bir bayramlık elbisemiz varsa, daha akşamdan başucumuza koyardık. Heyecandan uyku tutmazdı; yorganın altında gözümüz pencerede, “acaba sabah oldu mu” diye bakardık. Sabah erkenden kalkar, bayramlıklarımızı giyerdik. Önce evde büyüklerimizin elini öperdik; o anın heyecanı içimize işlerdi.

      Sonra elimizde küçük bir torbayla sokaklara düşerdik. Ev ev dolaşır, şeker toplardık. Bir köşeye çekilip şekerlerimizi saymak ise ayrı bir mutluluktu… Kimin daha çok şekeri var diye tatlı tatlı yarışırdık.

      Bayram demek sadece sevinç değil, aynı zamanda barış demekti. Dargınlar, küskünler “bugün barışalım” derdi. Bayram, kutsal olduğu kadar toplumsal dayanışmanın da en güzel örneğiydi. 

          Köyde kaç ev varsa, büyükler toplanır; önce hastaları ziyaret eder, sonra gün boyu ev ev dolaşırlardı. Her gidilen evde sofralar kurulur, yemekler yenirdi.

        Hele davar sütünde yapılan sütlaç ve buğday nişastasında yapılan helva tadı bir başkaydı Bir heyecan, bir coşku, bir samimiyet…

          İnsanlar belki fakirdi ama mutluydu. Aslında özlediğimiz sadece o bayramlar değil, o günlerin içtenliği, o saf mutluluğuydu.

      Şimdi bakıyoruz da; bayramlar var ama o heyecan, o saf sevinç, o çocuk kalbi yok gibi… Belki bayramlar değişmedi, biz değiştik. Belki de büyüdükçe içimizdeki o çocuğu kaybettik.

Ama insan yine de içinden geçirmeden edemiyor:

Nerede o eski bayramlar…

Yine de bir yanımız hep buruk kalıyor.

Bu vesileyle herkesin bayramını kutlar sağlık sıhhat dilerim..

Bakmadan Geçme

Malatya Derin Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
WhatsApp İhbar Hattı
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!