Haçovalılar…
Hamit KİRAZ
Bir Köyden Fazlası
Haritada bir noktadır sadece bazı yerler… Ama bazı yerler vardır ki; bir hatıradır, bir yaşam biçimidir, bir kültürdür.
Ben Haçova’yı işte böyle görüyorum. Bir köy değil sadece… Bir bütün, bir yuva, bir gönül bağı…
Bugün Türkiye’nin dört bir yanında yaşayan Haçovalılar; ekonomik ve sosyal hayatta kendilerini yenileyen, farklı siyasi partilerde, sivil toplum kuruluşlarında yer alan ama aynı zamanda kendi değerlerine, kendi köklerine sahip çıkan bir duruş sergiliyor.
Geçmişten geleceğe uzanan bu yolculuğun daha da güçlenerek devam etmesi en büyük temennimizdir.
1 Nisan…
Benim için de anlamlı bir gün. Bu vesileyle bu duygularımı köyümle paylaşma ihtiyacı hissettim.
Geçmişte üstlendiğim muhtarlık görevi sayesinde bu köyün sadece sokaklarında değil, insanlarının yüreğinde de dolaşma imkânı buldum.
Bugün aramızda olan birçok dostumuzun babalarıyla, büyükleriyle aynı sofraya oturmuşluğum, aynı derdi paylaşmışlığım vardır.
Çünkü biz öyle yetiştik…
Babam bize köyde kimseyi “yabancı” diye öğretmedi.
Herkesi bir bağ ile tanıttı:
“Bu amcandır…” dedi.
“Bu dayındır…” dedi.
“Bu teyzen, bu yengen…” dedi.
Biz de öyle bildik, öyle yaşadık. Bu yüzden Haçova’da kapılar değil, gönüller açıktı. Her hanede bir hatıram, her yüzde bir aşinalık vardır.
Henüz 26 yaşındaydım muhtar seçildiğimde…
Yaşım gençti ama omuzlarımdaki sorumluluk büyüktü. Karşımda babamın, dedemin yaşında insanlar vardı. Onlarla konuşurken sadece görev yapmadım; dinledim, öğrendim, büyüdüm. Onların hayat tecrübeleri bana yol oldu.
Bugün dönüp baktığımda şunu açıkça görüyorum: Asıl mesele makam değil…
Asıl mesele insan kalabilmek…
Asıl mesele, saygıyı kaybetmeden yol alabilmek…
Eğer bu köye, bu topraklara bir miras bırakacaksak; bu ne unvan olmalı ne de mal mülk… Bu miras; birlik olmalı, saygı olmalı, kardeşlik olmalı…
Çünkü Haçova’yı Haçova yapan tam da budur. Ve temennim odur ki; bizden sonrakiler de birbirine “yabancı” demeden,“ Biz bir aileyiz” diyerek yürüsün bu yolda…
Saygılarımla.