• Haberler
  • Politika
  • Zafer Parti İl Bşk. Han' MTSO seçimlerine gidilirken bakış açımız'

Zafer Parti İl Bşk. Han' MTSO seçimlerine gidilirken bakış açımız'

TSO nı siyasete açılan basamak olarak değil, Malatya'nın ekonomik ve sosyal kalkınmasının gereği olarak düşünmek olmalıdır.

Haberin Özeti

  • Zafer Parti İl Bşk. Han” MTSO seçimlerine gidilirken bakış açımız”

           Zafer Partisi Malatya İl Başkanı Selçuk Han yaklaşan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Seçimlerine dair görüşlerini açıkladı. Başkan Han açıklamasında” TSO bölgemizin ekonomik ve sanayileşme dalının bir karargahı  gibi kurulmuş kamu niteliğindeki tüzel mesleki  kuruluştur

       Malatya Ticaret ve Sanayi Odasında seçime sayılı günler kalmışken bir takım soru ve görüşleri paylaşmak isteriz.

       Odaların tarihçesine baktığımızda, ahilik teşkilatlarımızın devamı gibi gözükse de günümüzde bu anlayışı temsil ediyorlar mı?

       Ahilik, ticarete ahlaki ve manevi bir ruh vermiştir. TSO, bu süreci profesyonel, hukuki ve ekonomik kurallarla yönetirken temelinde ahlaki anlayışı koysa da uygulamada bu ruhun devamını yaşatmayı tam olarak başarmış mıdır? Günümüzde TSO'lar, ekonomik faaliyetleri yürütürken Ahiliğin dürüstlük, kalite ve tüketiciyi koruma gibi temel ilkelerini "ticari etik" adı altında yaşatmaya çalışırken ne kadar başarılı olmuşlardır? Elbette görevini başarı ile yapanlar vardır. Baştacıdır.

        İşveren kesimi bölgesel ekonomik kalkınmada bir araya gelebilmiş midir? Başarılı olunmuş mudur?
Oda seçimden önce sorgulamamız gereken mesele dağınık bir işveren dünyasının bölge halkının refahına nasıl bir etkisi olur konusunu tartışmaktır.

Ticari işletmelerin önemi kadar, bu dallarda çalışacak vasıflı işgücü yetiştirmekte önemlidir.

        Meslek erbabı yetiştirirken, temeline ahlaki esasları mesleği öğrenme süresini tamamlamadan pratiğini yaptırmadan iş dünyasına nefer yetiştiremeyiz.

        Kısa süreli mesleki eğitimlere baktığımızda 8 ila 40 saat arası kurslarla sertifika verilmektedir. Bu sürede meslek erbabı yetişmesi neredeyse olanaksız olduğu gibi gelişmiş ülkelerde meslek eğitiminin çok daha uzun ve planlı bir sürece yayıldığı görülmektedir.

       TSO dışında işverenlerin hemşericilik, dini ve siyasi görüş, temeline dayalı örgütlenmelerini de görüyoruz.

         Deprem süreci boyunca Malatya’da işveren dernekleri Malatya’nın ekonomik geleceği için nasıl bir ekonomik kalkınma projesi hazırladılar? Yardım paketi dağıtmaktan öte bir faaliyetleri oldu mu?
Yada TSO mücbir sebep uzasın seslenişinden başka ekonomik kalkınmada nelerin işverenlerle planlamasını yaptı?
Kurumsal ve ekip çalışması olmadan planlama ve ileriye dönük projeler sunulmadan, kimin seçileceği yarışına katılmak doğru mudur?

       Böyle bir seçimde kuruma üye olmayan vakıfları siyasi partileri ziyaret etmek destek beklemek TSO ne katkı sunacaktır?

       Bölgesel kalkınmamız işsizliğin azalması, ailelerin huzur bulması dağınık değil birarada olan iş dünyası ile mümkündür. Mesleksiz kalan gençlik, üniversite bitirmiş nesil işsiz durumda. Evlenemiyor, sosyal hayatı yok. Ankara’da dayısıda yoksa kaderine küsüyor. Ardından lüks yaşama özenti ile  artan şiddet olayları mafyalaşma uyuşturucuya bulaşma toplumun huzurunu bozarak sosyal çürümeyi başlatıyor.

      Bu bağlamda oda başkanlığı seçimini adaylar arasında bir yarış değil, Malatyalının geleceği refahı huzuru olarak da değerlendirmek gerekir.

     Oda üyeleri, adayların projelerine geçmişte yaptıklarına ve başarılarına göre elbette bir tercih yapacaklardır.

       Bu alandaki İşveren Dernekleri, İşverenlerin ortak çıkarlarını, haklarını ve vizyonlarını siyasi yakınlıklarını korumak amacıyla lobicilik çalışması yapıyorlar. Hatta tarikat ve cemaatlerlede yakın ilişkileri olanlarınıda medyadan duyuyoruz.

        Böyle bir ticari ve sanayi örgütlenmesindeki kutuplaşmalar ve ayrışımlar bölgemizin gelişimini ve halkımızın refahını son derece olumsuz etkilemektedir. Tartışılması gereken konu, kimin TSO başkanı olacağından öte birbirinden ayrılmış işveren ve ticari gurubların biraraya gelemeyişidir.

      Dağınık bir ekonomik gücün yabancı ya da yerli sermayeyi o bölgeye çekme gücü zayıftır.  Bu dağınıklık  ve siyasi etkiler üretim yapacak fabrikaların sanayi kuruluşlarının işsizliği önleyici istihdam yaratacak iş yerlerinin açılmasına engel olacaktır.

       Ekonomimiz üretime dayalı fabrikalarla ayağa kalkacaktır. Orta ölçekli küçük işletmelerle patinaj yapan bir ekonomi dışa bağımlı kalacaktır.  Üretimi kendi yapamayan tarımdan sanayiye kadar ithalata dayalı bir ekonomi, bireysel borçlanan halk, enflasyona teslim olacaktır. Tarikatların cemaatlarin, siyasi akımların menfaati için değil ülke menfaati dikkate alınmalıdır.

        Topyekün Türk milletinin refahı huzuru insanca bir yaşamı sağlayacak ekonomik modeli milli kalkınmayı esas almamız gerekir. Burada devleti denetim mekanizması tarafsız çalışmak zorundadır. Devlet girişimleri desteklerken vergilerini adil toplayarak bunu girişimci ve halka hizmet için geri sunmalıdır.

BU BİR DEVLET POLİTİKASI OLMALIDIR.

       İşçi ile işveren arasındaki ahenk toplumun huzuruna yansıyacaktır.  İş dünyası kar amacını düşündüğü kadar işçinin iş güvenliğini, ücretteki adaletini ve halkın refahınıda düşünmedikçe bir değer ifade etmez.

         Deprem sonrası birtakım şirketler başka şehirlere gitmiş sermaye dışa akmıştır.  Küçük esnaf zorluklar yaşarken geneldeki fiyat artışları yüksek kiralar halkın ‘’ komşu illerden alışveriş ‘’ trendini artırmıştır.

       TSO nı siyasete açılan basamak olarak değil, Malatya’nın ekonomik ve sosyal kalkınmasının gereği olarak düşünmek olmalıdır.

            Malatya’daki Zafer Partililer olarak iş ve meslek dünyasının temeline, ticari ahlakın tecrübe ve liyakatın konmasını arzularız. Bilgi, proje, plan ve Malatyamızın bölgesel kalkınması için çalışan bir ekibi kurum üyelerinin seçeceğini umut ediyor, çalışma alanlarında destek olmayı amaçlıyor ve adaylara başarılar diliyoruz.

Selçuk Han
Zafer Partisi il başkanı
 

Bakmadan Geçme

Malatya Derin Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
WhatsApp İhbar Hattı
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!