- Haberler
- Özel Haber
- Deprem Bölgesinde Acısıyla, Tatlısıyla Bir Yılbaşı ve Beklentiler
Deprem Bölgesinde Acısıyla, Tatlısıyla Bir Yılbaşı ve Beklentiler
Yeni bir yıla girerken takvim yaprakları değişiyor olabilir ancak deprem bölgesinde zaman, acılarla ve umutlarla birlikte daha ağır ilerliyor.
Kayhan İNCEOĞLU’nun Kaleminden…
Yeni bir yıla girerken takvim yaprakları değişiyor olabilir; ancak deprem bölgesinde zaman, acılarla ve umutlarla birlikte daha ağır ilerliyor. 2025’i geride bırakıp 2026’ya adım atarken Malatya’da yılbaşı, birçok şehirden çok daha farklı bir ruh hâliyle karşılandı.
Kimi sofralarda buruk bir sessizlik, kimi evlerde ise “hala hayattayız” demenin şükrü vardı. Acı da vardı, umut da… İşte Malatya’nın gerçeği tam olarak buydu.
Deprem, bu kentin yalnızca binalarını değil, alışkanlıklarını, hayallerini ve geleceğe dair güven duygusunu da derinden sarstı. Yılbaşı gecesi kimileri konteyner kentlerde, kimileri yarım kalan evlerin gölgesinde yeni yılı karşıladı.
Ancak Malatyalılar, her şeye rağmen ışıkları söndürmedi. Devletine güvendi, Güvenleri Boşa Çıkmadı. Çocukların gülümsemesi, komşuların birbirine uzattığı bir tabak yemek, soğuk gecelerde paylaşılan bir çay, bu şehrin hâlâ ayakta olduğunun en güçlü göstergesiydi.
ACILARLA YOĞRULAN BİR DAYANIŞMA KÜLTÜRÜ
2025 yılı, Malatya için sabrın ve dayanışmanın yılı oldu. Zor şartlara rağmen esnaf kepenk açmaya çalıştı, gençler eğitim hayallerinden vazgeçmemek için mücadele etti, aileler parçalanmış düzenlerini yeniden kurmanın yollarını aradı. Yılbaşı gecesi yapılan her sade kutlama, aslında hayata karşı kazanılmış küçük bir zaferdi.
Bu şehir, acıyı paylaşarak hafifletti. Aynı konteynerde soba etrafında toplanan aileler, aynı sokakta birbirinin eksiğini tamamlayan komşular, Malatya’nın asıl gücünün beton değil, insan olduğunu bir kez daha gösterdi.
VALİ SEDDAR YAVUZ’UN HİZMETLERİ GÖNÜLLERE KAZINDI
Deprem sonrası süreçte Malatya’da atılan her adımda, sahada olmayı ve vatandaşın yanında durmayı ilke edinen bir yönetim anlayışı dikkat çekti. Bu noktada Malatya Valisi Seddar Yavuz, ortaya koyduğu gayret, samimiyet ve çözüm odaklı yaklaşımıyla gönüllere kazındı.
Kriz anlarında hızlı karar alabilen, vatandaşın sesine kulak veren, sorunları yerinde tespit ederek çözüm üreten bir duruş sergileyen Vali Yavuz, Malatyalıların geleceğe daha umutla bakmasına vesile oldu. Sadece resmi görevlerin arkasına sığınmadan, sahada, konteyner kentlerde, esnafın yanında ve vatandaşın arasında olması; Malatya’da Devlet-Millet birlikteliğinin en güçlü örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.
Bu nedenle Malatya, zor günlerinde kendisini yalnız hissettirmeyen bir valiye sahip olmanın kıymetini çok iyi biliyor. Malatyalılar, ortaya konulan hizmetler ve samimi çabalar dolayısıyla Vali Seddar Yavuz’a gönülden minnettar.
2026’DAN BEKLENTİLER: SADECE İNŞAAT DEĞİL, İYİLEŞME
Yeni yıldan beklentiler de bu yüzden yalnızca “bina” odaklı değil. Elbette kalıcı konutların hızla tamamlanması, altyapı sorunlarının giderilmesi ve şehir planlamasının sağlıklı bir şekilde yapılması en öncelikli konular arasında. Ancak Malatya’nın 2026’dan asıl beklentisi, sosyal ve ekonomik olarak da toparlanmak.
Esnafın yeniden güçlenmesi, gençlerin iş ve eğitim imkanlarına kavuşması, tarım ve ticaretin eski canlı günlerine dönmesi büyük önem taşıyor. Psikolojik iyileşme ise en az fiziki dönüşüm kadar değerli. Çünkü bu şehirde birçok insan, hâlâ geceleri deprem korkusuyla uyanıyor.
UMUDU DİRİ TUTMAK ZORUNDAYIZ
2026, Malatya için bir “tamamlanma” yılı olmalı. Yarım kalan hayallerin, ertelenen mutlulukların yeniden filizlendiği bir yıl… Devletin, yerel yönetimlerin ve sivil toplumun koordineli çalışması kadar, Malatyalıların kendi umuduna sahip çıkması da bu sürecin en önemli parçası.
Yeni yıl dilekleri belki eskisi kadar gürültülü değil; ama çok daha anlamlı. Bu şehir artık lüksü değil, huzuru diliyor. Gösterişi değil, güveni istiyor. Ve en önemlisi, bir daha aynı acıları yaşamayacağı bir gelecek hayal ediyor.
Acısıyla, tatlısıyla bir yılı daha geride bırakırken Malatya’nın 2026’ya taşıdığı en büyük sermaye; dayanışma ruhu, güçlü devlet desteği ve bitmeyen umududur. Bu umut korunduğu sürece Malatya yeniden ayağa kalkacak; daha güçlü, daha bilinçli ve daha kenetlenmiş bir şehir olarak yoluna devam edecektir.
Bakmadan Geçme